NE DESEM?


Bayramlaşmaya gelen Bektaşinin eline bir şeker tutuşturarak onu başından savmaya çalışan konak sahibi, şeker de bedavaya gitmesin diye Bektaşiye sormuş:
- Erenler gece bir rüya gördüm, yorumlar mısın?
- Anlat bakalım.
Adam anlatmaya başlamış:
- Geniş bir düzlükteyim; harman yeri mi desem, bayram yeri mi desem? Düzlüğün ortasında bir bina; han mı desem, hamam mı desem? Bahçesinde geniş bir su; havuz mu desem, deniz mi desem? Başımın üstünde bir kuş sürüsü; turna mı desem, karga mı desem, acaba ne desem?
Bahşiş alamayan Bektaşinin tepesi atmış:
- Anlaşıldı, anlaşıldı. Senin başın belaya girecek ama, akşam mı desem, sabah mı desem? Bugün mü desem, yarın mı desem? Bir meteliğe kıyamayan teres, bilmem ki daha ne desem?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder