ŞİMENDİFER EFENDİ


Türkçe, Arapça ve Farsça karışımı bir dil olan Osmanlıca, Osmanlı saraylarında konuşulur olmuş. O devrin ileri gelen aydınları da Osmanlıca modasına uymuş. Türk halkı bu dilden anlamıyor, Saray ve aydınlar da halkın dilinden anlamıyormuş. Böyle bir dönemde saraydan emekli olan bir beyzade eşeğini sıpasıyla birlikte kaybetmiş, başlamış aramaya, yolda giderken, öküzlerle çift süren bir köylüye rastlamış ve sormuş:
- Muhterem, bizim şimendifer efendi, mahdumuyla beraber sırra kadem eyledi; görmeniz icap eyledi mi?
Şaşırıp kalan köylü, kendi kendine düşünmeye başlamış:
- Ne diyor lan bu adam? Ulan yoksa benim anama, avradıma mı sövüyor?
Üvendireyi kaptığı gibi beyzadenin üzerine yürümüş. Beyzade korkmuş:
- Dur hemşerim, benim eşek, sıpasıyla birlikte kayboldu; onu soracaktım!..
Köylü demiş ki:
- Madem ki Türkçe biliyorsun; benim anlamadığım dilde niye konuşuyorsun kardeşim!..

Hiç yorum yok:

Burda yorum yazacaksan, edip ol edebinle yaz,
Bir korkak gibi gizlenme, adınla soyadınla yaz.

Zeki Çalar


POPÜLER YAYINLAR


DOST SİTELER

Gitmek istediğiniz sitenin logosuna tıklayınız.











EMEĞE SAYGI

Bu site için harcadığım emeği saygı duymak istiyorsanız, bu sitede verilen bilgileri kendi sitelerinizde kullanırken
adresini kaynak gösteriniz.

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı