TEMEL VE KAYSERİLİ


Karadenizli Temel, asker arkadaşının daveti üzerine Kayserinin bir köyüne gitmiş, asker arkadaşıyla buluşmuş; yemişler, içmişler, hasret gidermişler ve sızıp kalmışlar.
Sabah olmuş, Temel erkenden uyanmış, bekar olan asker arkadaşı ise hâlâ uyuyormuş, "Arkadaşım uyanana kadar, köyün çevresini gezeyim bari" diye gezintiye çıkmış, iki yüz metre ileride koyun güden bir çoban görmüş; bir yere saklanıp, çobana gözükmeden koyunları tek tek saymış. Saklandığı yerden çıkan Temel, çobanın yanına gitmiş, selam vermiş, selam almış ve başlamış muzipliğe:
- Çoban, bana bir koyun versene.
Çoban da Kayserili ya, Temel'le dalga geçecek:
- Burada kaç koyun var? On saniye içinde bilirsen, sana bir koyun helâl olsun!
- Burada tam 364 tane koyun vardır da.
Şaşıran Kayserili şormuş:
- Nasıl bildin yahu?
- Ben bilirim!
Çoban da verdiği sözün ezikliği içinde demiş ki:
- Hadi al götür koyunların birini.
Temel dalmış sürüye, kucaklamış bir tane, ıslık çala çala yürümeye başlamış. Çoban arkadan bağırmış:
- Hemşerim, hemşerim! Sen Karadenizli misin?
Temel geriye bakmış:
- Uy, sen benim Karadenizli olduğumu nasıl anladın da?
Çoban gülmüş:
- Anlamayacak ne var hemşerim? Koyun diye çoban köpeğini kucakladın!..

Hiç yorum yok:

Burda yorum yazacaksan, edip ol edebinle yaz,
Bir korkak gibi gizlenme, adınla soyadınla yaz.

Zeki Çalar


POPÜLER YAYINLAR


DOST SİTELER

Gitmek istediğiniz sitenin logosuna tıklayınız.











EMEĞE SAYGI

Bu site için harcadığım emeği saygı duymak istiyorsanız, bu sitede verilen bilgileri kendi sitelerinizde kullanırken
adresini kaynak gösteriniz.

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı